Doktor un sırça köşkü
Doktor un sırça köşkü

DOKTORUN SIRÇA KÖŞKÜ

Meslekler daha ana okulda hatta bebeklikte annelerin ninnilerine ahenk katarak -büyüyüp de doktor olasın- hayatımıza girer; hayatımıza. kişiliğimize yön verir. Toplumda kabul görme yönüyle, statüsüyle de hayallerimizi süsler.

Geçmişten günümüze öyle meslekler vardır ki her bakımdan popülerliği hiç bitmez ve artarak devazm eder. Hele bir tanesi vardır ki herkesin gıpta damarlarını harekete geçirip titretir. Okula yeni başlayan kime sorsan ilk tercihi bu meslektir. İkinci sıradaki de yine odur. Diğer meslekler güç bela üçüncü sırada yerini alıp ancak listelere girebiliyor. Hangi meslek olduğu tahmin edilip şefe ihtiyaç duymayan bir koro halinde doktorluk naraları atılıyordur eminim.

Evet doktorluk yediden yetmişe herkesin hayranlık duyduğu su götürmez bir gerçektir. Bu gerçeklerin yansıması olarak doktorların halk nazarında farklı bir konumda olduğunu görürüz. Halkın gözünde bir nur, kalbinde bir sırça köşke oturmuştur çoktan. Oturmasın da ne yapsın? Çünkü insan için sağlık en önemli nimettir. Halk dilinden hiç düşmeyen ‘’ sağlığım yerinde ya başka bir şey istemem’’ ya da ‘’ hastalığım varken neyleyeyim malı mülkü’’ sözleri doktorluğun tahtını sağlamlaştırır niteliktedir.

Küçüklüğümüzün filmlerinden olan ve usta oyuncu Kemal Sunal’ın can verdiği Doktor Civanım’da da bu düşüncelerimizi destekleyen bir durum söz konusudur. Bu filmde hiçbir şey sorgulanmadan doktor üst düzey saygı ve hürmet görüyor. Bütün kasaba onun yanında el pençe divan duruyor. Onun geleceği gün adeta şölen düzenleniyor.

Orada ki annenin ‘’ seninki doktorluk değil alimlik allamelik sözü ise halkın tıp okumaya bakışının o annede vücut bulmuş halidir.

Verilen bu değerin tesirinden midir? Bilinmez beyaz önlüğü giyip - tabi burada ‘’ amma fiyakalısın ‘’ dur da üstüne toz konmasın demeye can atıyoruz. Ama iç ses olarak.- ‘’ ben doktorum daha ne olsun ‘’ der gibi duruşu, bakışı yok değildir hani.

Latife bir yana onları cam fanuslara koyup korusak yeridir. Yıllarca gecelerini gündüzlerine katarak ,birçok şeyden feragat ederek doktor olup bazen şiddet görerek insanlara hizmet etmektedirler. Bırakalım da başımızın tacı olup gönüllerinin rahatlığıyla sırça köşklerinde otursunlar.