YOL
YOL

YOL

Gönlümün salıncağında bir geçmişe,bir geleceğe sallanıyorum. Beden evimdeki hayal odamı fark ettiğimden beri orada çok vakit geçirir oldum. Aklımın sınırlarının yetmediği hayaller kuruyorum. En son okuduğum romanın açtığı ufukla seyrediyorum hayatı.Hani şu Tarkan okuyor”diye herkesin okuduğu Simyacı’yı. Çoban Santiago bir karar vermişti ve hayatı değişmişti.Yazar çok sıradan bir insan seçmişti kahramanı. Çobandı Santiago.Kendince hiçbir şeye layık değildi.Ne de olsa bir çobandı.

Hepimiz bir parça düşünürüz bunu.Ama nice güzelliklere kavuştu.Bir karar verdi Santiago. Koyunlarıyla sahip olmayı istediği şey arasında seçim yapmak zorundaydı.Alıştığı şeyi bırakıp bir düşün peşine takıldı. Çoğu zaman alıştığımızı tercih ederiz.Halbuki bu karar bize en büyük güzellikleri kaçırdığımızı fark ettirmez. Bir anda menzilimiz hedefimiz oluverir ya da öyle sanırız.Hiç tanımadığı bir yola çıkmıştı Santiago. Mısır’a gidip piramidlerin oradaki hazineyi alacaktı memleketine. Oysa hedefe varırken karşısına neler çıkacağını kestiremezdi. Daha yolun başında bütün parasını çaldırdı uyanık turist avcısına. Biraz parası olsaydı geri dönerdi alıştığı her şeye,koyunlarına.

Billuriye dükkanında çalıştı. Çok para kazandı. Geriye dönüp koyunlarını alacaktı. Başından geçenleri düşündü. Felaket dediği şey onun için çok iyi bir şeye dönüşmüştü. Şimdi iki mesleği vardı.Koyunlarından sıkılırsa billuriye dikkanı açardı. O zaman yoluna devam etmeliydi. Daha çok şey öğrenebilirdi. Olacakları ,öğreneceklerini görmeliydi.

Yolculuk ne kadar kararlı olduğumuzu dener bazen. Cesareti olmayan yola çıkmamalı”Riski gözüne kestiremeyen yola çıkçıkmamalı”demişti ona Simyacı . Santiago Mısır’a gidiyordu. Belki ama asıl yolculuk piramidlere değil kendi içine doğruydu.

Ben de içime doğru bir yol açtım. Santiago ile ilerlemeye başladım. Gördüm ki kendime çok sınırlı bir dünya çizmişim . Birçok şeyi ben yapamam ,diye denememişim bile. Öğreneceklerimin sınırı bu mu?soruyorum kendime.İçimdeki ses delice bağırıyor”hayır” diye.

İnsanla hayvan arasındaki farka her zaman akıl deriz . Aklın araç olduğunu unutuyoruz bazen. Hayvan davranışları sabittir. Hiç davranış değişikliğine gitmek istemez. Bir şey öğrenmek için çabalamaz.İnsan doğuştan mezara kadar hep bir şeyler öğrenmek zorunda. Öyleyse diyorum kendi kendime “ömrümün sonuna kadar kendi sınırlarımı aşmak için yaşayacağım.” İçime doğru yaptığım yolculuk ölünceye kadar devam edecek. Yol budur benim için.